Mehmet Nuri Ersoy yanıtladı! Kurban Bayramı tatili 9 gün mü olacak?

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Aydın’da düzenlenen Türkiye Kültür yolu Festivali açılışı sonrasında gazetecilere yaptığı açıklamada bölgedeki savaşların turizm sektörüne etkisini değerlendirdi.

Mehmet Nuri Ersoy, görüşmede “Türkiye’nin geçmişte kriz yönetimi konusundaki tecrübesini ve başarısını göz önünde bulundurduğumuzda, bu sürecin de belirli ölçüde kontrol altında ve doğru şekilde yönetildiğini düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

“9 GÜNLÜK TATİL TURİZM AÇISINDAN GAYET OLUMLU OLUR”

Ersoy, ayrıca Kurban Bayramı tatilinin 9 gün olup olmayacağı yönündeki soruyu 9 günlük tatil turizm açısından gayet olumlu olur ama bu Kabine’de tartışılıp alınacak bir karar. şeklinde yanıtladı.

4 GÜNLÜK BAYRAM 9 GÜNE ÇIKACAK MI?

Kurban Bayramı 27 Mayıs 2026 Çarşamba ve 30 Mayıs 2026 Cumartesi günleri arasında gerçekleşecek. Haftanın ilk iki iş gününün daha bayrama dahil edilip edilmeyeceği kamuoyunu meşgul ediyor.

Bakan Ersoy burada yaptığı açıklamada Orta Doğu’daki savaşı, bölgedeki krizleri ve bunun turizm sektörü üzerindeki etkileri ile Türkiye’nin imza attığı büyük organizasyonları değerlendirdi.

“TÜRKİYE İSTİKRAR ADASI”

“Göreve geldikten sonra, sektörden gelen biri olarak ilk yaptığım iş, sektörü krizlere karşı bağışıklık hale getirmek için bazı yasal düzenlemeleri ve yeni kurumları hayata geçirmek oldu. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının ana kurulma sebeplerinden biri de buydu.

Ürün çeşitliliği, kaynak ve destinasyon çeşitliliği gibi birçok adımı birlikte atıyoruz. Bu, tek başına Kültür ve Turizm Bakanlığının yapacağı bir şey değil. Havayollarının, Dışişleri Bakanlığının vize politikalarının, ulaşım ağlarının bir bütün olması lazım. Bu açıdan Türkiye çok yol aldı. Son 5 senedir özellikle bu bölgede krizler ve savaşlar var. Türkiye, bir ‘İstikrar Adası’ olduğunu defalarca kez tescil etti. Başka bir özelliğimiz daha var; bu, uluslararası toplumlarda da karşılık buluyor.

Cumhurbaşkanımız ve diplomasimiz şu an bir ‘peace maker’ olarak anılıyor. Barışı getirmek için çaba sarf eden ülke Türkiye aslında. Barış gelmeden istikrar getiremiyorsunuz. Bu da Türkiye algısında güçlü, olumlu bir etki yapıyor diye düşünüyorum.”

“KRİZ BAŞLADIĞI ANDAN BERİ DİKKATLE TAKİP EDİYORUZ”

“Son gelişmelere baktığımızda, nihai ve kalıcı bir ateşkes sağlanana kadar anbean takip edilmesi ve dikkatle yönetilmesi gereken bir dönemden geçiyoruz. Ancak Türkiye’nin geçmişte kriz yönetimi konusundaki tecrübesini ve başarısını göz önünde bulundurduğumuzda, bu sürecin de belirli ölçüde kontrol altında ve doğru şekilde yönetildiğini düşünüyorum.

Kriz başladığı ilk andan itibaren süreci yakından izliyoruz. Başta yerel olmak üzere sektör partnerleri, uluslararası paydaşlar, havayolları ve tur operatörleriyle sürekli ve yoğun toplantılar gerçekleştiriyoruz. Sıklıkla bir araya gelerek sürecin her aşamasını birlikte değerlendiriyoruz.

İlk çeyrek raporları açıklandı ve tüm zorluklara rağmen büyümeyle kapatmayı başardık. Ancak bizi ilk çeyrekten daha zorlu geçmesi beklenen bir ikinci çeyrek bekliyor. Onu da paydaşlarımızla beraber yöneteceğiz.”

“SON DAKİKA REZERVASYON’ AĞIRLIKLI BİR SÜREÇ GEÇİRECEĞİZ”

“Enerji fiyatlarındaki yukarı yönlü dalgalanmalar küresel ekonomiye kalıcı hasarlar bırakacak. Önemli olan bunu önceden öngörebilmek. Mesela bunun yaza en büyük yansıması şu oldu: Sezon son dakika rezervasyon ağırlıklı geçecek. Biz de buna karşılık tanıtım bütçelerimizi artırdık. Eskiden belli periyotlarda tanıtım yapardık, şimdi sezon sonuna kadar aralıksız yapacağız. İnsanlar ekonomik yükler ve çatışma riski nedeniyle ‘önümü görüp öyle rezervasyon yapayım’ diye düşünüyor.”

İSTANBUL YENİ DUBAİ Mİ OLACAK?

“Dubai’nin sezonu içinde bulunduğumuz dönem… Temmuz ve Ağustos onların sezonu değil. Onların sezonu Ekim’de başlar, Nisan sonunda biter. Bizim hareketli sezonumuz ise Nisan sonunda başlayıp Kasım’a kadar devam ediyor. Yani biz çakışmıyoruz, aslında birbirini tamamlayan sezonlarız.”

YENİ DÜZENLEME BELİRSİZLİĞE ÇARE OLACAK MI?

“Çatışma ortamının getirdiği ciddi bir ekonomik baskı ve maliyet yükü var. Biz bu maliyet baskısını rahatlatmak, sektöre destek olmak için yıl sonuna kadar bir paket açıkladık. Turizm sektörünü desteklemek amacıyla kapsamlı adımlar devreye alındı. Turizm Destek Paketi ile sektöre 60 milyar lira tutarında ilave teminat ve kredi imkânı sağlanırken finansmana erişimin kolaylaştırılması hedeflendi.

Maliyetleri düşürmeye yönelik bir diğer kritik düzenleme ise konaklama vergisinde yapıldı. Resmî Gazete’de yayımlanan kararla, konaklama vergisi oranı 31 Aralık 2026 tarihine kadar yüzde 1 olarak uygulanacak. Asli amacımız bu.

Yani ilk etapta amacımız maliyet baskısını azaltmak, sektöre bir destek sağlamak. Nihai ateşkes ilan edilene kadar süreci anbean hem hükümetimiz hem sektör temsilcileri ve paydaşları olarak takip ediyoruz.”

KUR POLİTİKALARININ TURİZM GELİRLERİNE ETKİSİ

“Şu an enflasyonla mücadele süreci içindeyiz. Burada milli menfaatler sektör menfaatlerinin önüne geçer. Önceliğimiz enflasyonu aşağı çekmek. Her sektör üstüne düşen fedakârlığı yapmak zorunda. Dediğim gibi yeri geldiğinde maliyet azaltıcı önlemler, destek paketleri açıklanıyor.

“ZİYARETÇİ SAYISINDA DÜNYADA 8. SIRADAN 4. SIRAYA YÜKSELDİK”

Turizm cari işlemler dengesi açısından ve istihdam konusunda son zamanlarda ciddi fayda sağladı. Turizm gelirlerimizi her sene artırıyoruz; 2017 sonunda 32 milyar dolardı, geçen sene 65 milyar dolara çıktı. Ziyaretçi sayısında dünyada 8. sıradan 4. sıraya, gelirde ise 15. sıradan 7. sıraya yükseldik.

Biz yapılması gereken her adımı atacağız. Her türlü desteği vereceğiz, iş birliğini yapacağız. Anlık krizler olabilir ama bu bizim nihai hedefimizi değiştirmez. Önemli olan, nihai hedefimize istikrarlı bir şekilde ilerlemektir.”

DÜNYA KUPASI YAZ TURİZMİNİ ETKİLER Mİ?

“Türkiye artık eski Türkiye değil. TGA, kaynak ve ürün çeşitliliği, Türk Hava Yollarının 330 noktaya uçması gibi unsurlarla bağışıklık sistemimizi kuvvetlendirdik. Dünya Kupası da olsa, başka bir şey de olsa biz o yolcuyu getireceğiz. Sadece turist değil, ‘nitelikli turist’ peşindeyiz. Kişi başı gecelik harcamada 2017’den bu yana yüzde 45’ten fazla artış sağladık.”

“F1 SÜRECİNDE İŞİN DAHA BAŞINDAYIZ”

“F1 süreci 3 yıldır yürüttüğümüz, altyapısını hazırladığımız bir süreçtir. Öyle bir ayda, iki ayda getirilecek bir organizasyon değil bu. Bir sürü taahhüt ve destek gerekiyor.

Takvime girmek çok zordur; onların rotasına uymanız, şehir içinde önlemler almanız gerekir. Bu tür organizasyonlar takvime girerse büyük fayda sağlar ama takvime uyum da şarttır. Bizim istediğimiz takvimde oldu.

Çünkü bir rota çizerek geliyorlar. Bir gün Miami’ye gidip bir gün Singapur’a gidemezler. Kendi rotası üzerinde sizi takvime yerleştirmeleri gerekir. Bu birinci konu. İkincisi, şehir içinde de birçok önlem almanız gerekir çünkü yoğun trafik getirir.

Biz bu sefer Singapur’u örnek alıyoruz. Yarış öncesi, esnası ve sonrası olarak üç ayrı paket sunacağız. Henüz hiçbir şey görmediniz; biz bu işin daha başındayız.”

1 MİLYAR ERİŞİM ELDE EDİLDİ

“İlk aşamada 1 milyar erişim elde edildi. Bu gerçekten olağanüstü bir rakam. Üstelik zamanlama da oldukça avantajlı oldu; tam bu hassas süreçte gerçekleşti. Bu gelişme, Türkiye’nin uluslararası algısını güçlendiren yeni bir adım niteliğinde oldu.

“F1 SADECE BİR YARIŞ DEĞİL”

Artık bu organizasyonu sadece bir yarış olarak görmeyeceğiz. İstanbul’la birleştirip Antalya’ya, oradan Ege’ye uzanan paketler oluşturuyoruz. Ayrıca ‘Masters’ odaklı çalışmalar da yapıyoruz. İstanbul’da bir Masters organizasyonunu bir haftalık programa dönüştürmek istiyoruz.

Konaklama tarafında harcamaların artırılması kritik. Kişi başı gecelik gelirde 2017’ye göre yüzde 40-45’in üzerinde artış var. Artık temel gösterge kişi başı gecelik gelir.”

“TÜRKİYE DAHA AKTİF BİR EV SAHİBİ”

“Türkiye’nin uluslararası organizasyonlara yaklaşımı da değişti. Formula 1’den FIFA World Cup ve UEFA European Championship’e kadar artık daha aktif ev sahipliği hedefleniyor.

Türkiye bu etkinliklere başvuruyor, organizasyonları ülkeye kazandırıyor ve kapsamlı hazırlık süreci yürütüyor. Öncesinde uluslararası basın davet ediliyor, şehirler tanıtılıyor ve haber değeri oluşturuluyor. Turnuva sırasında yoğun medya görünürlüğü sağlanıyor, sonrasında da etki devam ediyor.

Bugün Türkiye bu tür organizasyonları oldukça profesyonel şekilde yönetiyor. Bunun arkasında son 7 yılda oluşturulan altyapı ve kurumsal yapı var.”

“TÜRKİYE KAPSAMLI BİR HAZIRLIK SÜRECİ YÜRÜTÜYOR”

Türkiye’nin uluslararası organizasyonlara yaklaşımı değişti. Formula 1 gibi büyük organizasyonlardan FIFA World Cup ve UEFA European Championship gibi turnuvalara kadar artık daha aktif ev sahipliği hedefleniyor.

Türkiye bu etkinliklere başvuruyor, organizasyonları ülkeye kazandırıyor ve kapsamlı bir hazırlık süreci yürütüyor.